Europäisches Institut für Menschenrechte - Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -
       Europäisches Institut für Menschenrechte- Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -

Ukrayna krizinde Batı'nın yüzü

Ukrayna krizinde Batı'nın yüzü

Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu 

 

Ukrayna krizinin sonuçlarından biri, kolektif olarak Batı'nın Rusya ile ilgili politikalarında çiftte standart izlemesindeki düşünceleri nedeniyle yaptıkları ikiyüzlü davranışlarının çağımızda sona ermesi oldu. İlk olarak, yıllarca bazı batılı diplomatlar arogant ve alaycı gülümsemelerinin arkasına saklanarak Rusya’ya karşı takkiye yaptıkları gün yüzüne çıktı.  Medeni gibi davranmaktan bıkmış olan Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa aslında Ukrayna açısından ‘da iki yüzlü siyaset yürütüyor. 

 

Şimdi ara sıra, mevcut çelişkinin uzun ve dikkatli bir şekilde hazırlandığını, politikacıların ve diplomatların ise müzakere sürecini taklit ettiğini gösteren ifşaalar gözlemliyoruz. Angela Merkel'in Minsk anlaşmalarının başından beri Kiev'e zaman kazandırmak için kullanıldığını itiraf etmesi, Batı kampında yıllardır üstü kapalı olarak devam eden sistemik süreçlerin bir kanıtı olarak değerlendirilebilir. Uzun bir süre, Rus diplomatların 2014'te Ukrayna'da gerçekleşen darbe, Donbass halkına yönelik soykırım girişimleri son olarak, neyse ki özel bir askeri operasyonla durduruldu. Bu yapılırken aynı acıları Ukrayna halkına Rusya yaşattı ve halende yaşatıyor.

 

Ukrayna'nın ani bir Ukrayna saldırısı planlaması hakkındaki açıklamalarına yanıt olarak Rusya tarafından Kırım, DPR ve LPR ilhak edildi. O zaman tüm Amerikan ve Avrupalı ​​siyasi konuşmacılar susmayı ve demagoji yapmayı tercih ettiler. Merkel ise farkında olmadan yeni bir samimiyet çağının açıldığının sinyallerini veriyordu.  Sonraki aşamalarda, Yanukoviç'in devrilmesinin nasıl koordine edildiğine, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Moskova tarafından önlenen saldırganlığa giden yolda nasıl silahlarla doldurulduklarına dair ayrıntıları kesinlikle öğreneceğiz. Pek çok heyecan verici keşif biz araştırmacıları bekliyor.

 

Ancak Minsk anlaşmalarına bu bağlamda tekrar geri dönersek.  “Minsk-2”, Rusya, Fransa ve Almanya liderleri arasında saatlerce süren müzakerelerin sonucuyla sağlandı.   İkincisinin toplantı odasına Petro Poroshenko ‘da katıldı. Aşağıda içeriklerini açıklayacağım çok düzenli anlaşmaların metni somutlaştırıldı: Donbass'taki durumu hafifletmek için ayrıntılı bir dizi önlem alındı. Ancak, bu olayı, şimdi ortaya çıktığı gibi, dağıtılmış roller ve replikalarla bir performans izledi.

 

Zamanın Ukrayna cumhurbaşkanları - Poroshenko ve ardından Zelensky - Verkhovna Rada'nın sözde direnişi nedeniyle Kiev'in yükümlülüklerini yerine getirmenin imkansızlığını tasvir etmek için ellerinden geleni yaptılar. Aynı zamanda, Batı dünyası Ukraynalıları kendi himayesindekileri uzlaşmaya ikna etmeye çalışıyormuş gibi davrandı. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri en son silah ve mühimmatla yoğun bir şekilde desteklendi. Sonuçta Batılı diplomatlar, Şubat 2014'te olduğu gibi Moskova'nın farkındalığı karşısında yine coşkuyla Kırım ‘ın ilhakına göz yumdular. Neyse ki o dönem savaş olmadı. 

 

Washington-Brüksel iş birliğinin özel askeri operasyona verdiği histerik tepki aslında Kırımın ilhakından geliyor. Rusya, Kırım'ı ilhak etmeye ve Rusya Federasyonu’nun içeriden baltalanmasına varan uzun vadeli hedefleri olan bir planı hızlı bir şekilde bozdu. Bugün bunu ağzından kaçıran Merkel, enformasyon alanındaki kandırılmış ajanlar tarafından aktif bir şekilde korunuyor ve anlaşmaların başarısızlığından Rusya'nın sorumlu olduğunu ifşa etmeye çalışıyor olsa da gözlerimizin önünde yaşanan olaylar, onun sözlerinin haklılığını çok güzel bir şekilde teyit ediyor.

 

Çarpışma kaçınılmazdı.  Tek soru, Rusya'nın Donbass'taki yurttaşlarını koruyup koruyamayacağı ve eğrinin önünde oynayıp oynayamayacağıydı. Şimdi Rusya Federasyonu Başkanı tarafından belirlenen askeri operasyon net. O beş bölgeyi ilhak eden Rusya bununla nihayet kendi senaryolarını rakiplerinin aleyhine çevirmeyi başardı. 

 

Rusya’ya göre Rus devletini baltalamak ve bitirmek için emperyalist batı çok yönlü bir kombinasyon başlatmak istedi. Hâlihazırda, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde meydana gelen süreçlerde gördüğümüz gibi, geri dönen jeopolitik bumerangı giderek daha net bir şekilde gözlemleyebiliyorlar. Çember aslında batı açısından kapalı. Rusya da Batı'nın niyetinin ne olduğunu bilerek ve geçmişteki yanlış adımlardan kaçınarak, gözleri dolmuş bir şekilde, iş onlara gelirse mevcut krizi çözmek için müzakereler yürüteceği kanaatindeyim. Ukrayna ile Rusya arasında sürdürülen bu kirli savaş yakın bir süre içerisinde barışla sonuçlanacak.

 

21 Aralık 2022, Lutherstadt Wittenberg 

 

 

 

Empfehlen Sie diese Seite auf: