Europäisches Institut für Menschenrechte - Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -
       Europäisches Institut für Menschenrechte- Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -

Twitter  odalarındaki densizlikler

Ümit Yazıcıoğlu

 

Yalanın dostu, gerçeğinde  düşmanı  çoktur. Dostunun düşmanını kendine dost seçme.

 

Güzel ahlâklı güzel düşünür.

Güzel düşünen, güzel levhaları görür.

Fena ahlâklı fena düşündüğünden, fena levhaları görür.

 

Durkheim sosyolojisinin temel problematiği modern toplumların kuralsızlık durumu, diğer bir ifade ile ahlâk bunalımıdır. Bu bunalımın iki cephesi bulunur. Birincisi, ahlâkî değerleri kim ve neye göre tespit edecek? Cevap: Hangi ahlâkî kuralların gerekli olduğu toplumsal ilişkilerin niteliğine ve toplumun zaman içinde aldığı karaktere göre belirlenir, olmuştur. Toplumsal yapı ile toplumsal kurumlar-ilişkiler arasındaki destekleyici bağı analiz eden sosyolojinin pratik akıl desteği ile yeni ahlâkî değerleri tespit etmesi mümkündür. Yeni ahlâkî ilkeler dinsel yararı değil toplumsal yararı gözetmelidir. Bu nedenle bu ahlâkî değerlerin öğretilmesi dinsel kurumlar aracılığı ile değil, devlet okulları aracılığı ile sağlanmalıdır.

 

Sadece bireysel tatminleri dikkate almak, insanın mutlu bir şekilde varlığını sürdürmesi açısından yeterli değildir. İnsan, toplumsal bir varlıktır. Ancak toplum içerisinde varlığını sürdürebilir. Bu nedenle toplumsal yapının bozulması, bireylerin de yaşamını derinden etkileyecektir. Ahlakın bozulduğu yani “ahlaksız ahlakın” hâkim olduğu bir toplumda mutlu bireylerden söz etmek mümkün değildir. Bir toplumda belirli bir dönemde egemen olan bireysel ve toplumsal davranış kuralları ile toplumsal bir bilinç biçimi olan ahlak; toplumca belirlenen ve zaman içinde gelişen ilkelerin, değer yargılarının, normların ve kuralların oluşturduğu bir sistem olarak da adlandırılır. Bu nedenle ahlak, gerek insanların birbiriyle gerekse diğer toplumsal birimlerle olan ilişkilerinin ve davranışlarının düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Genel olarak insanların bir arada yaşama kararlılığını ifade eden “psikolojik sözleşme” olarak da açıklanabilir.

 

Başkalarından nefret etmenin ve başkalarını hor görmenin bu günlerde neden bu kadar popüler olduğu hakkında çok şey söylendi ve söylenebilir. Bunun basit bir psikolojik açıklaması var - ve onunla birlikte tüm hor görme ve nefret ile başa çıkmak için ne ler yapılabilir. Biz insanlar kendimizi çok karmaşık ve derin varlıklar olarak düşünürüz. Bu fikri, psikanaliz gibi kendi kendini açıklayan sistemlere borçluyuz, kendi davranışlarımızın nasıl ortaya çıktığına dair ayrıntılı hikayeler. Aslında, çok daha basit -ve daha az tatsız - modeller insan davranışının çoğunu açıklar. Örneğin, diğer tüm hayvanlar gibi, ödüle ve daha az iyi de olsa cezaya tepki veririz. Ve o kadar güvenilir ki, aslında daha iyisini bildiğimiz halde yanlış kararlar vermeye devam ediyoruz. Örneğin kumar bağımlıları, bankanın veya daha yaygın olarak makinenin her zaman sonunda kazandığını bilirler. Yine de Euro’dan sonra Euro atıyorlar. Niye ya? Çünkü zaman zaman kazanıyorlar. Davranış psikolojisinde buna aralıklı pekiştirme denir:

 

Test hayvanı bir sonraki ödülün ne zaman geleceğini bilmiyorsa, Skinner kutusunun sonuçta başka bir yiyecek hapı tüküreceğini umarak kolu giderek daha ısrarlı ve ısrarlı bir şekilde iter. Yalnızca, bu tür deneylerin orijinal olarak yapıldığı fareler hiç para atmadı.

 

Evet:

Lağım fareleri dün ve bugün o kirli lağımlardan çok yedikleri için, hakkımda epey kustular. Bazı açılardan bu kadar basit olduklarını ortaya koydular, o lağım farelerine cevap vermeye bile gerek duymadım. O bağımlı lağım fareleri yirmi dört saat uyumadan o odada bana olan kinlerini kustular. Çamur at izi kalsın metotlarıyla kendi kendilerine dedikodu ve iftiralarıyla ödül elde etmek istediler, fakat metotları yan etki yaptı, yoksunluk sendromları ortaya çıktı. Sosyal psikoloji, hemen hemen herkesin her durumda biraz daha iyi hissetmek için kullanabileceği basit bir yöntem biliyor. Bu yönteme, çok zarif olmayan, aşağı doğru sosyal karşılaştırma denir.

 

İnsanların başkalarına tepeden bakmaları ödüllendiricidir. Bu hoş bir özellik değil, ancak açıkça tanımlanmış bazı alanlarda oldukça etkili: Benim saman kulübeme değil, sizinkine yağıyor. Tarlamda daha fazla buğday yetişiyor, ineklerim sizinkinden daha şişman -binlerce yıldır bunlar başarı için oldukça mantıklı kriterlerdi. Ve mazlumların nihayet çatıyı onarması veya ekimden önce tarlayı sürmesi için mantıklı motivasyonlar.

 

Günümüzün tüm kapitalizmi işe yarıyor çünkü aşağı doğru sosyal karşılaştırma- benim başarım, sizin başarısızlığınız- çok etkili bir motive edici. Ne yazık ki, aşağı doğru karşılaştırmak için gerçek, somut gerekçelere ihtiyacımız yok. Sadece kendi iyiliği için başka birini aptal bulmak yeterli olabilir. Bu lağım fareleri de kendi düşüncelerinin doğru olduğuna inandıkları, lağımda içip, lağım çekip, kusmaya başladılar.

 

Tüm emperyalist güçlerden yemlenen, o tip lağım fareleri ve yapıları ve siyasi oluşumları, bu aşağı yönlü sosyal karşılaştırma biçimine dayanır- dolayısıyla sizin üstünüze çıkıyoruz çünkü siz düşük bir lağım grubuna aitsiniz. Benden iyisini beceriyorsan sen yaz köstebek it. Aşağı doğru sosyal karşılaştırmanın politik-sosyal doruk noktası faşizmdir: Bütün halklar kendilerini daha değerli, diğerlerini aşağı ilan eder.

 

Bu tür ideolojiler, "insan-altı" gibi kavramlara, bir anlamda kavramsallaştırılmış aşağı doğru toplumsal karşılaştırmaya yol açar. Sonunda, paradoksal olarak, kendilerini insan zanneden bu lağım fareleri kendilerini daha iyi hissetmek için diğer insanlardan -Yahudilerden, siyahlardan, "yabancılardan", kim olursa olsun- kendileri gibi düşünmeyenlerden nefret ederler.

 

Dolayısıyla o odalarda yaptıkları bir benlik saygısı yöntemi olarak hor görme metodudur. Yani gündelik hayatını yaşayan sıradan insanlarla pek uğraşan olmaz. Toplumda bir konum edinmiş, bilgili, becerikli ve başarılı kimse kolayca hedef olur; haksız saldırılara maruz kalır. Toplumdaki konumum kimilerinin kıskançlık duygularının kabarmasına yol açıyor. Benim gibi topluma faydası olan insanlar, haklı olarak ün edinmiş kurum ve kuruluşlar, başarılarından dolayı kıskanılır. Dolayısıyla şahsımı karalamak için yalan ve iftiralara başvuranlar var. Bu kişiler genellikle kendilerini başkalarının yerine koymaz ve başkalarını anlamayı denemez. Psikoterapi desteği almak narsistler için zor bir durumdur; çünkü kendilerine göre kendileri mükemmel insanlardır ve hata yapmazlar.

 

Tedaviye gelirken kendilerine olan müthiş özgüveni yeniden kazanmak, başkalarını tekrar etkilemeyi becerebilmek ve benmerkezci tutumlarını yayabilmek için girmiş oldukları o odalarda bu lağım fareleri destek bulmaya gelirler. Böyle olmazsa terapiyi bırakabilirler. Bu yüzden narsist olduğu bilinen bir hastanın, terapiye bağlanması için başlangıç aşamasında beklentilerini belirli bir seviyede karşılamak önemlidir.

 

Ey iman edenler!

Allah için hakkı ayakta tutun, adalete şahitlik eden kimseler olun. Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvaya daha uygundur. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

(Maide/8)

 

Lüxsemburg 27. Nisan 2022

 

 

 

Empfehlen Sie diese Seite auf: