Europäisches Institut für Menschenrechte - Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -
       Europäisches Institut für Menschenrechte- Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -

Çocuğu örgüte katılan Maide T…..ş  Anne!

Çocuğu örgüte katılan Maide T…..ş  Anne!

Ümit Yazıcıoğlu

 

Günümüzde dünyanın birçok ülkesinde insanlar farklı örgütlerin yapmış olduğu eylemlerden dolayı acılar çekmektedirler. Acıların tekrar yaşanmaması için, aynı acıları çekenlerin sahip oldukları tecrübeleri paylaşma, makul bir istek olarak görülmelidir.  Zira İnsan kendini yalnızca insanda tanır”. Anneler güzeldir... Çünkü annelik güzeldir. Bir küçük çekirdek, bir koca ağacı nasıl taşırsa içinde, anne de yavruları taşır içinde. Ve günü geldiğinde bir değil, bin doğurur analar. Bu misalle dünyaya yeni gelen her birey, insanı önce ailede tanır, içine doğduğu ailenin yaşamı ile kültürlenir ve gelişim sürecini yine aidiyet idraki ile ailede okur. Bu çerçevede evden kaçma ergenlik döneminde görülebilen önemli sorunlardan biridir.  Evden kaçan çocuklarla ilgili vurgulanan bir konu ise sosyal destek eksikliğidir.

Jugendamt, Almanya’da aile bütünlüğünü korumak ve çocukların en iyi şekilde gelişebilmesine katkı sağlamak için oluşturulmuş sosyal bir kurumdur. Amacı çocuk ve gençlerin yetiştirilmesi, bakımı ve eğitiminde anne ve babaları desteklemek, aileler için olumlu yaşam koşulları sağlamaktır. Sorunları olan veya zor durumdaki çocuk ve gençler için bir başvuru merkezi konumundadır. Bununla birlikte, Alman Gençlik daireleri; çocuk bakımı organizasyonlarından eğitim danışmanlığına, gençlere yönelik hizmetlerin desteklenmesinden çocukların selametinin (kindeswohl) korunmasına kadar geniş bir çerçevede çalışmalarını yürütmektedir.

Almanya'da 12 Kasım 2019'da "okula gidiyorum" diyerek evden ayrılan kızından haber alamayan Maide T, PKK'ya yakınlığıyla bilinen "Navende Kurdistaniyen li Berlin" derneğinin önünde, kent merkezindeki Brandenburg Kapısı'nda, Federal Meclis ve Başbakanlığın önünde birkaç yıldır eylem yaparak, kızının kurtarılmasını istiyor.  Anne Maide T., kendisine meme kanseri teşhisi konulduğunu belirterek “Kızımın dönmesi için ne gerekiyorsa yapıyorum. Ama bu süreç beni hasta etti, kanser oldum diyor.  Kendisiyle birkaç kez telefonda görüştüm. Sorunun çözümü için hukuken ve siyaseten neler yapması gerektiğine dair, kendisine nasihat bazında öğüt verdim. Ve Ayrıca aşağıdaki adreseler resmen müracaat etmesinin yararlı olacağını belirttim.

  1. WEISSER RING Gemeinnütziger Verein zur Unterstützung von Kriminalitätsopfern und zur Verhütung von Straftaten e. V. Bundesgeschäftsstelle Weberstraße 16 55130 Mainz 
  2. Wildwasser Arbeitsgemeinschaft an Mädchen e.V. 

Wriezener Straße 10-11 13359 Berlin 

  1. Detektiv TUDOR

Wittestraße 30K
13509 Berlin

  1. Jugendamt Steglitz-Zehlendorf von Berlin 

      Kirchstraße 1-3, 14163 Berlin,

Lakin Maide T. İsimli annemiz ‘’bugüne kadar bu kurumlara müracaat ettiğini, fakat bu kurumların kendisine yardımcı olunmadığını’’ belirtiyor. Ona yapılan bu tavır veya bu durum Maide T. İsimli annenin hukuki mücadelesinde frenlediğinin işaretlerini veriyor veya sorunları nedeniyle ruhsal olarak rahatsız olduğu için, meselenin üzerine bizzat gidemiyor. Halbuki bu kurumlara gidip kendisine yardımcı olmalarını resmen Avukatı vasıtasıyla talep etmesi gerekirdi, çünkü günümüzde artık devletlerin ve yasaların meşruiyeti insan haklarına gösterdikleri saygı ile ölçülmektedir. Zira günümüz dünyasında güvenliği “insanların kendilerini güvende hissetmeleri” olarak tanımlamak gereklidir. Bu tanım aslında güvenliği “harici tehditlerden yoksun olmak” olarak tanımlamanın bir adım ötesidir. Bunun gereği olarak terörizmle mücadelede insani güvenlik anlayışı çerçevesinde alınacak önlemlerinin hâkim kılınması günümüz toplumlarının asıl ihtiyacı olan husustur.

Almanya içinde tüm ilçelerde (Kreis/Landkreis); belediye ve kaymakamlıklarda hizmet veren gençlik daireleri Gençlik Yardım Kurulu ve Gençlik Dairesi İdaresi olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Gençlik Yardım Kurulu gençlerin ve ailelerin sorunlarına karşılık vermek, hizmetler geliştirmek ve desteklemek için planlamalar yaparken, Jugendamt idaresi gençlik yardım kuruluşlarının aldığı bu kararları uygulamakla yükümlüdür. İdarede sosyal eğitimciler, sosyal hizmet uzmanları ve idare memurları görev yapmaktadır. Almanya genelinde yaklaşık 600 gençlik dairesi bulunmaktadır. Jugendamt, çocuk ya da gencin selametinin tehlikeye düştüğü durumlarda çocuk ya da genci koruma altına alabilmekte, bünyesindeki yetiştirme yurtlarına yerleştirebilmekte ya da koruyucu ailelere verebilmektedir. Yetiştirme yurtlarında genellikle ailelerinden alınan gençler barınırken, daha küçük çocuklar için ise koruyucu aile formülü uygulanmaktadır.

Maide T isimli annenin yaşadıkları acılar hele onun şu sözleri; “Ev anneydim, evimdeydim. Çocuklarımı yedirirdim, içirirdim, dokurdum, giydirirdim, hayatım böyle geçerdi. Bir gün oldu ki, çocuğum politik faaliyetlere katılmaya başladı. Benim de dünyam yıkıldı o zaman. Elimden geldiğince evin işini de aksatmamaya çalışırdım, sabahlara kadar iş görürdüm evde; ama kızım PKK’ye gittikten sonra dünyam değişti benim’’…’’ defalarca evladımdan uzak durun dedim ama çocuğumu kandırmışlardı’’, cümleleri bir insan olarak insanı üzüyor.

Anne olarak çocuğu nedeniyle örgütle diyalog kurmuş ama hiçbir karşılık alamamış.  Diyor ki ‘’ göğüs kanseriyim ve tek isteğim kızımla konuşmak, belki de vedalaşmak, kim bilir. Diğer taraftan bu hastalık insana kayıp edecek bir şey bırakmıyor’’. Anne ve babanın çocuğu üzerindeki hak ve ödevlerini sınırlayan ve engelleyen uygulamalar toplumun yapı taşı olan ailenin selameti açısından problemler oluşturabilmektedir. Her çocuğun, bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişmesini sağlayacak yeterli bir yaşam düzeyine sahip olma hakkı bulunmaktadır. Ailenin toplumun temel yapılarından biri olduğu ve devletin de sosyal hayatı düzenleyen ve oluşturan bu yapıya ilişkin olarak sorumlu olduğu aşikârdır.

Her şeye nazaran şunu belirtmek isterim ki   çocuklar, mükellef olmadıkları için, Kur’ân-ı Kerim hiçbir meselede onlara hitapta bulunmaz. Onlarla ilgili meselelerde muhataplar “mükellef” olanlardır. Yani anneler, babalar veya cemiyetten sorumlu olanlardır.  Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir hadislerinde, evlât üzerinde anne hakkının, mânevî açıdan, baba hakkına nazaran üç misli fazla olduğunu ifade eder. Bu mânayı pekiştirmek üzere: “Cennet annelerin ayakları altındadır.” buyurur. Çocuk üzerinde, annenin bu ziyade hakkı, çocuğun terbiye döneminde annenin onun terbiyesinde daha çok emeğinin, daha fazla etki ve katkısının bulunmasından ileri gelmiş olmalıdır.

Belki bu yazıyı okurken  soracaksınız Anne ve Babalar çocuklarının dağa gidişinden sorumlu değiller midir? Bu sorunun cevabını siz değerli okurlar bulmalısınız.

 

Empfehlen Sie diese Seite auf: