Europäisches Institut für Menschenrechte - Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -
       Europäisches Institut für Menschenrechte- Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -

Kore bağlamında taktiksel nükleer silahlar

Kore bağlamında taktiksel nükleer silahlar

 

Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

 

Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, Kuzey Kore'nin nükleer silahlarının artık tüm dünyayı tehdit ettiğini söyledi. Yoon, "Kuzey Kore, sürekli nükleer silah yeteneklerini geliştiriyor ve ilerletiyor. Bu artık sadece Güney Kore'yi değil tüm dünyayı tehdit ediyor ancak Kuzey Kore'nin nükleer silahlarla kazanabileceği hiçbir şey olmadığını düşünüyorum." dedi. Halkına endişelenmemeleri konusunda güvence veren Yoon, ülkesinin nükleer tehdide ABD ve Japonya ile yanıt vermeye hazır olduğunu bildirdi. Dolayısıyla Kore'nin taktik nükleer silahlarını' tartışmak bile Kuzey Kore ve Çin'e bir mesaj göndermektedir.

 

Kuzey Kore, Amerika Birleşik Devletleri genelinde nükleer saldırı yapabilen bir Hwasong-17 ICBM'yi fırlatmayı başardıktan sonra, günden güne ek provokasyonlar öngörüyor. Başkan Kim Jong-un, "nükleer stratejik silahların sürekli genişletilmesi ve güçlendirilmesi" emrini verdi. ICBM'nin nihai olarak tamamlanması için geriye kalan, savaş başlığı atmosferik yeniden giriş testidir. Er ya da geç Kuzey Kore, Hwasong-17'yi normal bir açıyla fırlatacak ve 5.000 ila 6.000 kilometre uzaklıktaki Pasifik Okyanusu'na bırakacak. Eğer bu bile başarılı olursa, Kuzey Kore, ABD'nin nükleer şemsiye taahhüdünü etkisiz hale getirecek bir 'oyun değiştirici ‘ye sahip olacaktır.

 

Kuzey Kore'nin balistik füze geliştirme projesine 1975 yılında başladığına inanılmaktadır. Bu tarihte Güney Kare yönetiminin, ABD tarafından hava savunma amaçlı olarak verilen karadan-havaya atılan Nike-Hercules tipi füzeleri geliştirerek "Paekkom" adı verdiği karadan-karaya kısa menzilli balistik füzeler haline dönüştürme çabalarını kendisine bir tehdit olarak algılayan Kuzey Kare, orta ve uzun menzilli balistik füze geliştirme surecini hızlandırmıştır. Güney Kore mühendislik çalışmaları yapılarak dönüştürülmüş kısa menzilli balistik füzelerini 1978 yılında başarıyla test etmiş olmasına rağmen ABD'nin bu ülke üzerindeki baskısı sebebiyle seri üretime geçememiştir.  

 

Bir dönem eski ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman, Kuzey Kore'nin nükleer deneme yapması halinde ABD, Güney Kore ve dünyadan güçlü ve net bir yanıt alacağını söyledi. Onun bu mesajın Kuzey Kore tehdit olarak değerlendirdi.  Böyle bir durumda meşru müdafaa hakkını kullanacağını belirti.  Zaten uluslararası hukukta kuvvet kullanımına dair en önemli tartışma meşru müdafaa hakkının kullanımı ile ilgilidir. Meşru müdafaa hakkı her ne kadar Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51. Maddesinde düzenlenmişse de silahlı saldırının tanımına, önleyici meşru müdafaa kavramına ve dolayısıyla da kuvvet kullanımı içeren somut olaylar ve antlaşmayla düzenlenen meşru müdafaa hakkı arasındaki ilişkiye dair farklı yorumlar getirilebilmektedir[1].  “Birleşmiş Milletler düzeninde devletler, Milletler Cemiyeti düzeninden farklı olarak, uluslararası ilişkilerinde gerek herhangi bir başka devletin toprak bütünlüğüne ya da siyasi bağımsızlığına karşı, gerek Birleşmiş Milletler ’in amaçlarıyla bağdaşmayacak şekilde herhangi bir biçimde kuvvet kullanma tehdidine ya da kuvvet kullanılmasına başvurmaktan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Bunun tek istisnası, meşru müdafaa durumudur ve devletler bakımından ‘doğal bir hak’ olarak nitelenir.[2]

 

Kuzey Kore'nin nükleer yükselişi ise 2017'yi anımsatıyor. Bundan takriben beş yıl önce Kuzey Kore, üç ICBM fırlatarak ve altıncı nükleer denemesini gerçekleştirerek krizi zirveye çıkardı. Ardından, Hwasong-15 ICBM'yi başarılı bir şekilde fırlattıktan sonra, 2018'in başlarında "Nükleer gücü tamamladık" diyerek aniden barışçıl bir çıkışa yöneldi.  Kuzey Kore, bu barışçıl açıklamalarıyla Nükleer silahları elinde tutarken, yaptırımları kaldırmak için nükleer silahsızlanma girişimini denedi. Dönemin ABD Başkanı Trump yönetimine yanıt veriyor gibi görünüyordu, ancak sonunda anlaşmazlığı seçti. 2020 yılında şahsen Kuzey Kore'nin nükleer kapasitesinin henüz ABD anakarasını vuracak düzeyde olmadığı görmüşündeydim. Şimdi ise durum daha farklı. Kuzey Kore, Hwasong-17'nin nihai olarak tamamlanmasının ardından nükleer silahsızlanmayı teklif ederse, ABD'nin bu sefer de bunu reddedeceğinden emin olmak zor. Kısa bir süre önce, ABD Dışişleri Müsteşarı, "Silahsızlanma da bir seçenektir" dedi. Mijoya'da bu fikre sahip olan daha fazla insan var.

 

ABD ile Kuzey Kore arasında nükleer silahsızlanmanın tartışıldığı durum Güney Kore için bir felaket. Kuzey Kore nükleer silahlarla Güney Kore'nin üzerine oturmaya çalışacak. Kore Cumhuriyeti, yaşamı ve ölümü konusunda endişelenecek bir konumdadır. ABD nükleer şemsiyeyi güçlendirmekten, ortak tatbikatlardan ve ek yaptırımlardan bahsediyor ne var ki bunlar Güney Kore'nin karşı karşıya olduğu varoluşsal tehdidi çözmüyor. Kuzey Kore'nin nükleer silahlarının etkinliğini ‘’sıfıra’’ indirmenin tek bir yolu var. Güney Kore'nin nükleer silahlara bu nükleer silahları hiçbir zaman için kullanmamak kaydıyla sahip olması.

 

Bu bağlamda siyaset dünyasından bazılarının ABD taktik nükleer silahlarının ve kendi nükleer silahlarının paylaşılması veya yeniden ithal edilmesi hakkında iddialarda bulunması doğaldır. Silahların yayılmasının önlenmesine değer veren ABD'nin bunu hemen kabul etmesi zor olabilir, ancak onları ikna etmeye Kore’nin yöneticilerinin diplomasiyi mekikle ince ince dokuyarak daimî barış planlarını Kuzey ve Güney Kore’yi birleştirmek bazında devam etmeliler.

Kısa bir süre önce, Dış İlişkiler Konseyi'nin ev sahipliğinde düzenlenen bir forumda, eski ABD'li yetkililer, "ABD, Güney Kore'nin endişelerini ve hayal kırıklıklarını çözemiyor" ve "Taktik nükleer seçenekler konusundaki tartışmalar ve araştırmalar, Çin ve Kuzey Kore'ye mesajlar gönderebilir" dediler. Zaten bu mesajların hem Çin ve hem de Kuzey Kore farkındalar. Ancak Güney Kore ve ABD taktik nükleer konusunu ciddi bir şekilde tartışmaya başladığında Kuzey Kore'nin hesapları değişecek ve bunun akabinde de Çin'in Kuzey Kore'nin nükleer silahlarını koruma tutumu Kuzey ve Güney Kore konfedere bir birlikteliğe gittiklerinde değişecektir, düşüncesindeyim.

 

21 Kasım 2022, Lüksemburg

 

 

[1] Ulaş Karadağ, Birleşmiş Milletler Anlaşmasına göre Meşru Müdafaa hakkı Sayfa 1, ayrıca bakınız Sertaç Başeren, Uluslararası Hukukta Devletlerin Münferiden Kuvvet Kullanmalarının Sınırları, Ankara: Ankara Üniversitesi Basım Evi, 2003, s. 1.

[2] Turgut Tarhanlı, Kuvvet Kullanma, Meşruiyet Ve Hukuk, (Erişim Tarihi: 30.11.2016). http://www.anayasa.gov.tr/files/pdf/anayasa_yargisi/anyarg20/ttarhanli.pdf

 

 

Empfehlen Sie diese Seite auf: