Europäisches Institut für Menschenrechte - Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -
       Europäisches Institut für Menschenrechte- Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -

Suriye ve Irak Kürt bölgesi devlet olacak.

 

Suriye ve Irak Kürt bölgesi devlet olacak.

Prof.Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

 

Başkan Trump 'un Suriye'nin kuzeyinde "güvenli bölge kurulsun" açıklamasının mesajı şudur. Ortadoğu’da ABD'nin de güvendiği bir Kürt devletinin kurulmasının gerekli olduğu, bu nedenle tüm Dünya ülkelerinin Kürtlerin Devlet olmasını kabullenmesi gerekir anlamındadır. Washington 15 yıldan beridir Türkiye'yi stratejik müttefik olarak görmüyor, Türkiye’yle sadece taktik bazında diplomatik görüşmeler yapıyor.

 

Amerika artık Türkiye'nin yanında pozisyon almıyor, bilakis Ortadoğu’da Kürtlerin lehine tavır aldı ve yakında bir Kürt devletini kuracak. Suriye ve Irak Kürt bölgelerinin birleştirilerek bu coğrafya üzerinde Akdeniz’e acılan bir koridor doğrultusunda bağımsız bir Kürt devletinin kurulması, Türkiye'nin toprak bütünlüğü için bir tehdit değildir. Türkiye’nin daha şimdiden Kürtlerle olan bazı meselelerini çözmesi iyi olur.

 

ABD diplomaside NATO üyesi olan Türkiye’nin Ortadoğu'daki stratejik önemini bildiğinden Türkiye'yi kaybetmek istemiyor. Fakat Suriye ve Irak Kürt bölgelerinin birleştirilerek Akdeniz’e açılabilen bir Kürt devleti kurulmasından yana. Araplar ve tüm Dünya buna tam destek veriyor. Bu bağlamda ABD'nin günümüzdeki amacı her ne olursa olsun Türkiye'nin Suriye'nin Kürt bölgelerine operasyon düzenlemesini önlemek ve akabinde bu coğrafya üzerinde bir Kürt devletinin kurulmasını sağlayarak bu bölgenin Irak ve Suriye'den ayrılması planıdır. Türkiye’ye faydası var.

 

Diğer taraftan son gelişmeler bu bağlamda değerlendirildiğinde Bağımsız Kürdistan'ın en önemli meşruluk kaynağı, onun, Kürtlerin en acil gereksinimi olan yaşam hakkını garanti altına alma gerekliliğidir. ABD'nin Türkiye'yle diplomatik ilişkileri bundan böyle sadece taktikseldir. Bu Türkiye açısından da böyle. Bu her iki ülkede artık bir birlerine güvenmiyorlar ve güvenemezler. Hem AB hem ABD ve hem de Arapların Türkiye’yle olan ikili ilişkileri ve yaklaşımları günümüzde taktikseldir.

 

Kürtler dört ayrı ülkeye dağılmış 45-50 milyona yakın nüfusları olan bir halk. Eskiden beri bağımsız Kürdistan istikametinde yollarına devam edeceklerini düşünüyorum. Bu büyük halkın bağımsız bir devlet olma hayali var. Bu bağlamda Self-determinasyon hakkındaki hukuki ve siyasi görüşleri dile getirmekte de fayda var kanaatindeyim. Ulusların kendi kaderini tayin hakkı, bir ulusun ulus olmaktan kaynaklı en temel hakkıdır. Bir ulus eğer isterse başka bir ulusla aynı coğrafyayı paylaşarak, aynı sınırlar içerisinde kendi kimlik dil ve kültürüyle kardeşçe beraber yaşayabilir, isterse de ayrı devlet kurma ve sınır koyma şeklinde de yaşayabilir. Hukuki ve siyasi gerçekler karşısında self-determinasyon ilkesi, uluslararası hukukun genel bir ilkesi olarak kabul edilmektedir. Kürtlerin bağımsız devletlerini kurmak istemeleri de son derece meşrudur.

 

"Kurdino!

Bibin yek!

Eger hûn nebin yek, hûn e herin yek bi yek"  Cigerxwîn 

 

Empfehlen Sie diese Seite auf: