Europäisches Institut für Menschenrechte - Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -
   Europäisches Institut für Menschenrechte- Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -

Mesut Barzani’nin tarihi dik duruşu

Mesut Barzani’nin tarihi dik duruşu

Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

Değerli Başkan Mesud Barzani’nin Ortadoğu'daki ve Dünyadaki tarihi duruşunu saygıyla selamlıyorum, önderlik budur! Ortadoğu'da herkes 25.9.2017 itibariyle şunu da iyi bilmeli; Kürtler zorla ve zulümle başını hiç kimsenin önünde eğmedi eğmeyecektir. Kürt’ün yüreği çelikten kuvvetli, aklı kılıçtan keskin, öfkesi ateş gibi yakıcıdır. Kürt orman gibi sessiz, fakat dağ gibi ağır ve sarsılmazdır, saldırışında ise rüzgâr gibi hızlıdır! Yeryüzünde Kürt'ün bir eşi daha görülmemiştir. Emperyalistler, İşbirlikçi ve ihanetçiler bunu bir gün öğrenecekler. Değerli Başkan Mesud Barzani nice değersiz kişilere onların hakketmedikleri değeri verdi, hepsi 16.10.2017’de omurgasız Kutxur ve Hestikoj çıktılar.

 

Akar suyun önüne ne kadar set çekilirse çekilsin su mutlaka yatağını bulacaktır. Bu bağlamda 25.9.2017 tarihli Referandumun sonuçları Güney Kürdistanın bağımsızlığının tapusudur. Kürdistan parlamentosu bir yolunu bulup karar almalı ve referandumun sonuçlarını BM'lere taşımalıdır. Bağımsızlık güney Kürtlerinin en tabii hakkıdır ve evrensel hukuka da uygundur. Güney Kürtlerinin sorunu 25.9.2017'i tarihi itibariyle uluslararası bir sorundur ve bu sorun ancak uluslararası bir masada BM'ler vasıtasıyla çözülür. Kürt halkının dostu olduğunu beyan eden ABD, AB, Rusya ve Israil devletleri Güney Kürtlerinin Bağımsızlık arzusunu Birleşmiş Milletler Cemiyetine taşımalıdırlar.

 

Güney Kürtleri ihanet, komplo ve savaşla örülü tarihin zembereği içinde yaşıyorlar. Kürtler Ortadoğu'da emperyalistlerin piyade eri ve yine emperyalistlerin silahlarının yemi olmamalılar. İşbirlikçi ve ihanetçiler bir gün bu halka hesap verecek ve Kürdistan siyasetinden silinip gideceklerdir. Şimdiden Henry Kissenger’in şu sözünü hatırlamalarında fayda var kanaatindeyim, “ABD’nin daimî dostu veya düşmanı yoktur, sadece [daimî]çıkarları vardır”. Biz Kürtlere biçilen, "AB'nin Kapıkulu", "ABD'nin İleri Karakolu" rollerinden sıyrılmanın, tam bağımsızlığa yürümenin sancılarıdır bütün yaşananlar!

 

Ortadoğu'da tarihlerinden ders almayan tek millet vardır, o da biz KÜRTLER ‘iz. 25.9.2017'de gerçekleşen Kürdistan'ın bağımsızlık referandumunu tamamen iptal etmek, tarihsel, hukuken ve siyaseten mümkün değil. Erbil yönetiminin %93 EVET oyuyla gerçekleşen referandumu yokmuş hükmünde bir çerçeveye oturtması tarihsel olarak, Siyaseten ve Hukuken artık mümkün değildir. Her şeye rağmen Türkiye ve Kürdistan'ı yöneten değerli devlet adamları bir ortak masada oturup diplomatik yollarla sorunları çözmeliler.

 

Günümüzde Kürtler açısından devletleşmeyi pratik olarak gündeme koymak artık geleneksel aşiretçilik veya örgütsel aşiretçilikle mümkün değil. Şahsen örgütsel aşiretçiliğe karşı olduğumum kadar, geleneksel aşiretçiliğe de karşıyım. Ama Aşiretçilik her kavim ve millette mutlaka çeşitli şekilleri ile bulunur. Bu kimi zaman klan olarak adlandırılır, kimi zaman kavim veya başka isimlerle zikredilir olsa da her zaman var olagelen ve insanlığın fıtratından olan bir örgütlenme şekli olarak tezahür etmektedir. Fakat çağımızda Aşiretçilik, Kürtlerde gittikçe önemini artırıyor olmasına rağmen, devlet olmak için yeterli değildir. Çağımızda devleti burjuva sınıfı kurar, biz Kürtler ‘de bu sınıf oluşmadı. Önümüzdeki elli yılda belki bir Kürt burjuva sınıfı ve milli bir yapı türer.

 

Diğer taraftan Kürtler Tarihlerinden ders almalılar. Eğer Kürtler tarihten ders alırlarsa Tarih tekerrür etmez. Yoksa Tarih her zaman tekerrür eder. Kerkük’te, halkı meydanlara davet edip felaketi durdurmak gerekiyordu- yapılmadı, yenilginin sorumluluğunu sadece diğerlerine yükleyemeyiz.

 

"Kürdistan devletinin bağımsızlık ilanı her zamankinden daha yakın!", diyerek halkımızı umutlandırmayalım, bağımsızlık en az elli yıl sonraya kaldı. Kürdistan’da işbirlikçilik ve ihanetin tarihçesi eskilere dayanır ve köklüdür. Kürdistan ve Kürt halk tarihi bu konuda önemli sonuçlar çıkarılabilecek, dersler alınabilecek örneklerle doludur.

 

Aziz Kürt Milleti Emperyalistlere ve Sömürgecilere güvenmemeli. Niçin güvenmesinler diye bir soru bana sorarsanız? Cevabı basittir. Hep Kürtlere ihanet etmişlerdir de ondan.

 

Konfederasyon ise iki devletin birleşmesinden oluşur. Türkiye’nin destek veya himayesinde "Güneyde Kürdistan’la bir Kürt konfederasyonun kurulma" tezi siyaseten tartışılmalıdır, bu tezi tartışmanın Kürtlere zararı yoktur.

 

Empfehlen Sie diese Seite auf: