Europäisches Institut für Menschenrechte - Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -
       Europäisches Institut für Menschenrechte- Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -

Cemal Kaşıkçı vakasıyla ilgili Başkan Erdoğan'ın açıklamaları

Başkan Recep Tayyip Erdoğan

BAZI ŞEYLERİ SORMAK, CEVAP ARAMAK ZORUNDAYIZ'

 

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

 

I.) Başkan Erdoğan'ın vakayla ilğili 23 Ekim 2018 tarihli açıklamaları

— Cemal Kaşıkçı 28 Eylül Cuma günü saat 11.50'de evlilik işlemleri için Suudi Arabistan Konsolosluğuna gidiyor. Bu ziyaretin cinayeti işleyen ekibe haber verdiği anlaşılıyor. Konsolosluk görevlilerinden bazılarının ülkelerine gitmeleri, hazırlıkların orada yapıldığına işaret ediyor. 1 Ekim'de saat 16.30'da Pazartesi günü 3 kişilik ekip tarifeli seferle İstanbul'a iniyor. bu arada Başkonsolosluktan başka ekip de Belgrad Ormanı ve Yalova'da keşif çalışmaları yapıyor. 2 Ekim'de başka ekip gelip, otele yerleşiyor. 9 kişilik üçüncü ekip de bir başka otele hareket ediyor. Toplam15 kişilik bu ekip sabah 09.50 ile 11.00 arasında ayrı ayrı gelip buluşuyor. Önce konsolosluğun kamera sistemindeki hard-disk sökülüyor. Cemal Kaşıkçı 11.50'de aranıp randevusu teyit ediliyor. Kaşıkçı 13.08'de konsolosluğa yaya olarak giriyor. Bu saatten sonra da bir daha haber alınamıyor.

— Akşam saat 17.50'de resmi makamlara nişanlısı tarafından konsoloslukta zorla alıkonulduğuna dair başvuru yapılıyor. İlgili birimler tahkikat başlatıyor. Bölgedeki kameraların incelenmesi sonucu Kaşıkçı'nın çıkmadığı kesinlik kazanıyor. Diplomatik dokunulmazlıkları olduğu için fiili bir işlem yapılamıyor. Emniyet ve istihbarat birimlerimiz hadiseyi araştırmayı başlarken, savcılığımız da soruşturma açıyor. Araştırma ve soruşturma derinleştikçe çok ilginç bilgiler çıkıyor.

— Cinayetin olduğu günün arifesinde 15 Suudi güvenlikçi, adli tıpçının ülkemize geldiği görülüyor. Şahıslar akşam Türkiye'yi terk ediyor. Kıyafeti, gözlüğü ve sakalıyla Kaşıkçı'ya benzetilmeye çalışılan kişinin gece yarısı Riyad'a hareket ettiği belirleniyor. Suudi yönetimi 4 Ekim'de iddiaları reddediyor, hatta başkonsolos 6 Ekim'de Reuters muhabirini davet ederek lakayt bir havada kendini savunmaya çalışıyor. Emniyet ve istihbarat birimlerimiz çalışmalarını yürüterek yeni belgeler çıkarmaya gayret ediyor. Dışişlerimiz de muhataplarıyla görüştü.

— Bazı şeyleri sormak, cevaplarını aramak zorundayız. Bu olay İstanbul'da oluyor. Sorumluluk makamındayız. Öyleyse bunu sorgulamak hakkımız. Sis bulutu ortadan kalktıkça diğer ülkeler de harekete geçti. Biz de sessiz kalmayacağımızı, her türlü adımı atacağımızı ifade ettik. Hiç kimseyi zan altında bırakmamak için soruşturmanın sonucunu bekledik.

'BU CİNAYET İNSANLIĞIN VİCDANINI YARALAYACAK'

 

- Suudi Arabistan Kralıyla yaptığım görüşmede meseleyi anlattım. Olayı araştırmak üzere kendisinin gönderdiği heyetle yaptığım görüşmeyi ve ortak çalışma grubu oluşturmada mutabık kaldık. Kralın talimatıyla, ekiplerimiz konsoloslukta çeşitli incelemeler yaptı. Konsolosun kifayetsizliğiyle bir takım şeyler söyledim. Başkonsolos 1 gün sonra görevinden alındı ve ülkesine döndü.

 

— 18 Ekim'de başkonsolosluk binasında inceleme yapıldı. 19 Ekim'de Suudi Arabistan yönetimi Kaşıkçı'nın konsolosluk binasında öldürüldüğünü kabul etti. Yönetim adına yapılan açıklamada arbede sırasında öldüğü söylendi. Aynı gün Kral ile bir telefon görüşmesi daha yaptık. Olaya karıştığı belirtilen 18 kişinin tutuklandığını bana ifade etti. Verilen listedeki kişilerin olaya karıştıkları tespit edildi. Bu gelişmeler cinayetin kabul edilmesi bakımından önemlidir. 21 Ekim'de Trump ile kapsamlı bir görüşme yaparak, olayın aydınlatılması konusunda mutabık kaldık.

— Türkiye olarak bu süreci devlet ciddiyeti, uluslararası hukuka göre yönettik. Ülkemizi karalamak için çeşitli medyada yoğun bir kampanya yürütüldü. Bu suikast girişimleri bizi gerçekleri arama çalışmalarından geri koyamaz. Burası Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları içerisindedir. Viyana Sözleşmesi de böyle bir vahşi cinayetin soruşturulmasını diplomatik dokunulmazlık zırhının altına gizlenmesine izin veremez. Biz gereğini yerine getireceğiz.

— Cemal Kaşıkçı'nın dünya çapında tanınan bir gazeteci olması bize uluslararası bir sorumluluk da yüklüyor. İnsanlığın ortak vicdanının temsilcisi olarak Türkiye bu meselenin takipçidir. Ortaya çıkan bilgi ve deliller, Cemal Kaşıkçı'nın vahşi bir cinayete kurban gittiğini gösteriyor. Bu cinayet insanlığın vicdanını yaralayacaktır.

'YEREL İŞBİRLİKÇİ KİM?'

 

- Suudi Arabistan yönetiminden bundan sonra meselenin tüm sorumlularını ortaya çıkarmalarını ve hukuk üzerinde gereken cezalara çarptırılmalarını bekliyoruz. Planlı olduğuna dair güçlü emareler bulunuyor. Bu 15 kişi cinayet günü niçin İstanbul'da toplanmıştır? Bu kişiler kimden emir almışlardır? Başkonsolosluk binası günler sonra incelemeye açıldı? Cinayet ortadayken ondan tutarsız açıklamama niye yapıldı? Cesedi niçin hala ortada yok? Cesedin yerli işbirlikçiye verildiği ifadesi doğruysa, bu yerli işbirlikçi kimdir? Güvenlik ve istihbarat birimlerimizin elinde hadisenin planlı olduğuna işaret ediyor. Savcılıktaki soruşturma dosyasında yerlerini alacak.

 

— Hiç kimse bu sorular cevaplanmadan üzerinin kapatılacağını aklından bile geçirmesin. Böyle bir soruşturmanın adil bir heyet tarafından yapılması çok önemlidir. Diğer ülkelerdeki suç ortaklarının da soruşturmaya dahil edilmesi gerekiyor. Türkiye olarak takipçisi olacak kendi ve uluslararası hukukun yerine getirilmesini sağlayacağız.

— Bir çağrı yapıyorum; Suudi Arabistan Kralı başta olmak üzere üst yönetimedir. Olay İstanbul'da olmuştur. Bu 15 + 3 kişinin yargılanmasının İstanbul'da yapılması teklifimdir. Takdir kendilerinin, bu benim teklifim.

                                                        — — 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürüldüğü duyurulan gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz'e yönelik "Olayın cereyan ettiği yer İstanbul'dur. Bu 15 artı 3 kişinin yargılanmasının İstanbul'da yapılması teklifimdir" dedi.

AK Parti'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuşan Erdoğan, henüz değerlendirme aşamasında olan delillerin Kaşıkçı cinayetinin planlı bir şekilde işlendiğini gösterdiğini söyledi. 

Cinayet öncesi güvenlikçi, istihbaratçı ve adli tıpçıdan oluşan 15 kişilik bir heyetin Türkiye'ye giriş yaptığını hatırlatan Erdoğan, Suudi Arabistan yönetimine "Bu 15 kişi, cinayet günü niçin İstanbul'da toplandı?", "Bu kişiler kimden emir alarak oraya gelmişlerdir?", "Başkonsolosluk binası niçin hemen değil de günler sonra incelemeye açılmıştır?", "Cinayet ortadayken onca tutarsız açıklama niçin yapılmıştır?", "Ceset niçin hala ortada yok?", "Cesedin yerli işbirlikçiye verildiği ifadesi doğruysa, bunu yetkili biri söylüyor. Bu yerli işbirlikçi kimdir?" sorularını yöneltti.

Erdoğan, Suudilerin bu yerel işbirlikçiyi açıklamak zorunda olduğunu vurguladı.

'BÖYLE BİR MESELEYİ BİRKAÇ GÜVENLİK MENSUBUNA YIKMAK NE BİZE, NE ULUSLARARASI TOPLUMA YAKIŞIR'

 

Suudi Arabistan yönetiminin cinayeti kabul ederek önemli bir adım attığını belirten Erdoğan,  "Böyle bir meseleyi birkaç güvenlik mensubuna yıkmak ne bize ne uluslararası topluma yakışır" dedi.

Cinayetin siyasi bir özellik taşıdığını belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

— Varsa diğer ülkelerdeki suç ortaklarının da soruşturmaya dahil edilmesi gerekiyor. Uluslararası hukukun da, İslam hukukunun da gereği budur. Türkiye olarak bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız. Kendi hukukumuz ve uluslararası hukukun gereği neyse yerine getirilmesini sağlayacağız. Buradan bir çağrı yapıyorum. Bu çağrı Suudi Arabistan Kralı başta olmak üzere üst yönetimedir. Olayın cereyan ettiği yer İstanbul'dur. Bu 15 artı 3 kişinin yargılanmasının İstanbul'da yapılması teklifimdir.

—  —

II) Başkan Erdoğan'ın vakadaki gelişmelerle ilğili 12/13 Kasım 2018 tarihli açıklamaları

Başkan Erdoğan, Paris ziyareti dönüşünde kendisini izleyen gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cemal Kaşıkçı cinayetinin ses kaydını dinleyen ABD Başkanı Donald Trump, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ciddi derecede rahatsız olduğunu söyledi. Erdoğan, Suudi istihbaratçının "Bunu yapan herhalde eroin almış" diyerek şoke olduğunu belirtti.

- Kaşıkçı cinayetini konuşurken görüşmemize Merkel ile Macron'u da dahil ettik. Bu cinayetin önceden planlanmış olduğu; emrin Suud'daki üst makamlardan geldiği ortada. Kendisine sonsuz saygı duyduğum Hadim'ül-Harameyn Kral Selman hakkında benim bu tür bir şey düşünmem asla mümkün değil. Ancak biz, talimatı verenin kim olduğunun da ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Katilleri sağda solda aramaya gerek olmadığını Sayın Trump'a da söyledim. Katiller bu 18'in (cinayet öncesi Türkiye'ye gelen 15 kişi de dahil, Suudi Arabistan'da görevden alınanlar) içindedir. Cinayet talimatını kimin verdiği de ortaya çıkarılmalıdır. Kaşıkçı'nın cesedinin akıbeti ne oldu? Gömüldü ise nereye defnedildi? Yoksa parçalanıp kaçırıldı mı? Bizler uluslararası düzeyde de bu olayın takipçisi olacağız.

 

'SES KAYITLARININ HEPSİNİ DİNLETTİK'

— Biz bu cinayetle ilgili ses kayıtlarını bizden isteyenlerin hepsine dinlettik. İstihbarat örgütümüz hiçbir şeyi saklamadı. Suudiler dahil, ABD, Fransa, Kanada, Almanya, İngiltere kim istediyse hepsine dinlettik. Kayıt gerçekten bir felaket. Hatta Suudilerin istihbaratçısı, kaydı dinlediğinde, ‘Herhalde bu eroin almış; bunu ancak eroin alan birisi yapar' diyecek kadar şok oldu.

'LİDERLER CİDDİ RAHATSIZ OLDU'

— (Ses kayıtlarının dinleyen liderlerin) Reflekslerinden hareketle, bu cinayetten çok ciddi manada rahatsız olduklarını hissediyorum. Sayın Trump'ta, Sayın Merkel'de ve Sayın Makron'da da bunu müşahede ettim. Kendi istihbaratlarının verdiği bilgilerle bu işi çok daha farklı bir konuma oturtacaklardır. ABD Kongresi de, bu konuda CIA'dan bilgilendirme istedi. Bu bilgilendirme yapılınca bakışın değişeceğini düşünüyorum.

 

 

Empfehlen Sie diese Seite auf: