Europäisches Institut für Menschenrechte - Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -
       Europäisches Institut für Menschenrechte- Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -

Cemal Kaşıkçı vakası nedeniyle Ahmet Ünal Çeviköz‘ün son açıklamalarına cevaben.

 

Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

 

a) Cemal Kaşıkçı vakası nedeniyle Ahmet Ünal Çeviköz‘ün son açıklamalarına cevaben.

 

Babamın eski partisi CHP'nin mebusu değerli Ahmet Ünal Çeviköz son açıklamalarında ''Kaşıkçı cinayeti kayıtları, konsolosluğun dinlendiğinin itirafı, devlet sırrının ifşasıdır'' cümlelerini kullandı. Ahmet Ünal Çeviköz bu açıklamalarında ve bu değerlendirmelerinde yanılıyor, çünkü objektif olan hukuki değerlendirmelere göre  Kaşıkçı elçiliğe girerken telefonunu nişanlısına verdi. Kolundaki iPhone akıllı saat Watch‘ı telsiz konumuna alıp sesleri telefonuna yönlendirdi. Böylece katillerin infaz anı konuşmaları ülkemizin eline geçti. Bu ‘’ses kaydında Kaşıkçı'nın Suudi infaz ekibiyle boğuşmasının net şekilde duyulduğu ve son olarak "Boğuluyorum. Poşeti kafamdan çıkarın, klostrofobiğim ben" diye çığlık attığı’’ basına yansıdı. 1 Eğer Kaşıkçı  Kolundaki iPhone akıllı saat Watch‘ı telsiz konumuna alıp sesleri telefonuna yönlendirmeseydi ve Hatice orada olmasaydı, katillerin planları belki de tutacaktı. Kaşıkçı'nın dışarıda bekleyen nişanlısı ortalığı birbirine katıp, gazetecileri ve polisleri kapıya yığınca barbar katillerin tuzakları bozuldu.  

 

Kriminal bir hadise olan Kaşıkçı olayının hukuken aydınlanabilmesi için eğer varsa, gizli bir şekilde alınan ses, fotoğraf veya video kayıtları, yasadışı bir şekilde elde edilmiş olsalar bile ceza yargılamalarında bu kanıtlar delil değerine sahiptir ve kullanılabilirler. Ceza yargılamasında amaç maddi gerçeğe ulaşmak olduğundan, delil serbestîsi ve vicdani delil sistemi kabul edilmiştir. Buna göre bir ceza davasında kural olarak her şey delil olabilmektedir (CMK m. 217/2) ve yargıç, bu delilleri vicdani kanaatine göre takdir eder (AY m. 138/1, CMK m. 217/1 c.2). 

 

Tüm dünyada Kanuna göre “ ceza sorumluluğu şahsidir “ . Kişilerin suçsuzluk karinesinden yararlanmasının sonucu da, savunma hakkıdır. Sanık suçsuz kabul edildiği içindir ki ona savunma hakkı tanınmış ve bu hak muhakemede temel öneme sahip bir hak olarak düzenlenmiştir. Türkiyede bir hukuk devletidir ve ceza yargılamasında ki asıl amaç maddi gerçeğe ulaşmaktır. Kaşıkcı vakasını aydınlatabilecek her şey delil olduğuna göre. Hukuka aykırı olarak elde edilse bile ses kayıtlarının delil olarak değerlendirilmesi gerekir. 

 

Eğer Sayın Ahmet Ünal Çeviköz'ün belirtiği gibi ''Ses kayıtlarının Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nun dinlenmesi suretiyle alınmış olduğu ihtimali'' gerçek olsa bile, bu gerçeklik elde edilen bu ses kayıtlarının hukuken delil olarak kullanılmasını engelleyemez. Cemal Kaşıkçı'nın önceden planlanmış bir cinayet sonucu barbarca öldürüldüğü artık herkes tarafından biliniyor.Bir insanın hayatını kaybettiği hunharca bir cinayetin aydınlatılması ve tüm suçluların ortaya çıkarılması için Türkiye elinden gelen her şeyi yapmalıdır ve yapıyor.

 

Devlet hukuk normlarına göre, bir vatandaşın evinde suç delili bulmak için mahkeme kararıyla veya suç delilinin yok edilme şüphesi olduğunda, mahkeme kararı olmadan bile ani arama yapma yetkisine sahiptir. Ama bu durum Konsolosluklar ve Büyükelçilikler için geçerli değil. Zira Konsolosluk binalarının dokunulmazlığı vardır. Devletler açısından, diplomasi personeli kişisel dokunulmazlığa sahip olduğundan kabul eden devlet bu personeli hiçbir şekilde gözaltına alamaz veya tutuklayamaz. Bundan dolayı Suudilerin Istanbul konsolosu Muhammed el-Uteybi ülkesine elini kolunu sallayarak geri döndü.Elçilik binalarına zorla girilemeyeceği gibi elçiliğe ait araçlara arama, el koyma, haciz gibi herhangi bir yolla müdahale edilemez (1961 Viyana Sözleşmesi, m. 22). Diplomasi ve konsolosluk memurları uluslararası hukuka göre belirli dokunulmazlık ve ayrıcalıklara sahip bulunmaktadırlar. Fakat bu diplomatların her durumda dokunulmaz olduğu anlamına mı gelmektedir? Diplomatların sahip bulundukları dokunulmazlık ve ayrıcalıkları kötüye kullanmaları, insan hak ve özgürlüklerini ihlâl etmeleri, uyuşturucu madde veya insan ticareti yapmaları, casusluk faaliyetinde bulunmaları hallerinde de diplomatik dokunulmazlık geçerli midir? 

 

Bu soruna ilişkin yeterli açık hükümler içermeyen ve bugün büyük ölçüde zamanın ruhunun dışında kalmış olan 1961 Viyana Diplomasi İlişkileri Sözleşmesi ve 1963 Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi ile düzenlenmiş bulunan uluslararası hukukun, kanun önünde eşitlik ve hukukun üstünlüğü evrensel hukuk ilkeleri ile modern gelişmeler ışığında güncellenmesi ve sonuç olarak hiç kimsenin hukukun üstünde olmaması gerekmektedir. 

 

Hukuk karşısında eşitlik evrensel hukukun temel bir ilkesidir. Ulusal hukuk ve düzenlemelerin herhangi bir şekilde ihlâli durumunda diplomatik dokunulmazlık statüsü bir kurtuluşa imkân vermemelidir. Cemal Kaşıkçı vakasındaki durumlarda olduğu ğibi diplomatik dokunulmazlık statüsünden yararlanarak yerel kovuşturmadan kurtulacağını bilerek suç işleyen konsolosluk personeline veya aile bireylerine ayrıcalık ve dokunulmazlık tanınması adalet düşüncesiyle bağdaşmamaktadır. Kaşıkçı cinayetinin emrini veren belli, talimatla cinayeti işleyenler belli, cinayetin ne amaçla yapıldığı belli, cinayet üzerinden Türkiye’ye verilen mesajlar belli, cinayetle ilgili kanıtlar belli.  Diplomatik dokunulmazlık statüsünden yararlanarak yerel kovuşturmadan kimse kurtulmamalı.

 


[1] Daily Sabah adına çalışan gazeteci Nazif Karaman, tüm ses kayıtlarını dinlediğini iddia etti. Gazeteci, infazın ve yaşananların tüm ayrıntılarıyla kayıtlarda yer aldığını belirterek tüm bu sürecin 7 dakika sürdüğünü ifade etti. 

 

Empfehlen Sie diese Seite auf: