Europäisches Institut für Menschenrechte - Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -
       Europäisches Institut für Menschenrechte- Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -

Başkan Erdoğan'dan sert eleştiriler.

Başkan Erdoğan'dan sert eleştiriler.

Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

 

Başkan Erdoğan'dan sert eleştiriler. "— Kürdistan'dan bahseden bu adama verilecek çok güzel bir cevap var. Türkiye'de Kürdistan diye bir yer var mı? Sen nasıl olur da benim ülkemi bölersin? Kürdistan aşkın varsa Irak'ın kuzeyinde Kürdistan var[1]oraya git." Başkan Erdoğan bu siteminde haklı, çünkü TBMM'de temsilcisi olan bir partinin eş başkanı konuşmalarına çok dikkat etmesi gerekir, ülkeyi parçalayıcı kelimeler kullanmaması lazım. Ne var ki bildiğim ve bilinmesi gereken aslında şudur: Kürdistan'ın sabit sınırları yoktur ve kapsadığı topraklar üzerindeki iddialar, grup ve kişilere göre farklılıklar göstermektedir. Kürdistan teriminin ilk kez kullanımı resmi kaynaklara göre 1000-1100'lü yıllara rastlar. Dönemin Selçuklularının hükümdarı çizdirdiği bir haritada Kürdistan ismini kullanmıştır. [2] Ancak bu kaydın Sencer döneminden 200 yıl sonra tutulduğunu belirtelim. 

Bu bağlamda belirtmek gerekirse ilk Türkçe ansiklopedik sözlük sayılan Kamus'ul-Alam'da Kürdistan ise şu şekilde tarif edilmiştir (1896): "Kürdistan, Urmiye ve Van göllerinin kıyılarından Kerhe (Kerxe) ve Diyale ırmaklarının kaynaklarına ve Dicle’nin akış yatağına dek uzayıp, kuzeybatıya doğru sınırları Dicle'nin akış yatağını izleyerek, Fırat'ı oluşturan Karasu yatağına ve oradan kuzeye doğru, Aras havzasını Fırat ve Dicle havzasından ayıran su ayırımı çizgisine kadar ulaşır. Bu itibarla, Osmanlı İmparatorluğunda, Musul vilayetinin büyük bölümü, yani Dicle’nin solunda bulunan yerleri ve Van ve Bitlis vilayetleriyle Diyarbekir ve Mamuretulaziz* vilayetlerinin birer parçası ve Dersim sancağı Kürdistan’dan sayılır. İran’da da Kürdistan adıyla bilinen eyaletle Azerbaycan eyaletinin yarısı, yani güneybatı bölümü, Kürdistan’dır. Böylece Kürdistan, kuzeydoğu yönünden Azerbaycan, doğudan Irakı Acemî (Acem Irakı), güneyden Loristan ve Irakı Arabî (Arap Irakı), güneybatı yönünden Mezopotamya, kuzeybatı yönünden de Anatoli ile sınırlıdır."[3]

 Ayrıca Evliya Çelebi'nin Seyahatname ‘sinde de şu şekilde dile getirilmişti  (17.yüzyıl): "Kürdistan büyük ülkedir. Bir ucu Erzurum, Van diyarlarından Hakkâri, Cizre, İmadiye, Musul, Şehrizor, Harir, Ardelan, Derne, Derteng'i de içererek Basra Körfezi'ne kadar yetmiş konak mesafe sayılır. Arap Irak'ı ile Osmanlı arasında bu yüksek dağlar içinde altı bin adet Kürt aşireti ve kabilesi güçlü bir sed olmasaydı Acem kavmi için Anadolu'yu istila etmek çok kolay olurdu (...) Ama bu Kürdistan'ın eni, boyu gibi geniş değildir."[4]

 

Başkan Erdoğan'dan yeni parti kurmak isteyenlerede sert eleştiriler var ,diyorki ''— Dava adamıysan davana ihanetin olmaması lazım. Parti kuracaklarmış şunlarmış bunlarmış, daha önce kuranlar oldu, ama akıbetleri belli.'' Haklısın ama peki adamlar ne yapsınlar? Nerde siyaset yapsınlar? Yeni bir parti kurulacak söylentileri var! Herkes Parti kurmakta serbesttir. Rahatsızlık neden? Bu bir demokratik haktır. Siyaset arenasında rekabet oluşmasının kime ne gibi zararı dokunur? Milletin gönlünde yer edinen, milleti ikna edeceğini düşünen buyursun er meydanına çıksın.

Yeni yayına alınan “yenibirparti.com” adresli sitede, adı açıklanmayan bir partinin kuruluş çalışmalarından bahsedildi. Bahsi geçen partinin sadece adı değil, kimlerden oluştuğu da açıklanmadı. Buna gerekçe olarak da isimlerin, parti programının önüne geçmesinin istenmediği söylendi. Doğal olarak gözler de eski AK-Partili bu isimlere çevrildi. Partinin “biz kimiz” başlığı altında ilan edilen görüşlerinde AK-Parti’nin ilk yılları övülüyor, ancak artık yorulduğu, yerini daha genç ve yıpranmamış yüzlere bırakması gerektiği dile getiriliyor. “Kutuplaşmadan” ve “otoriterleşmeden” duyulan rahatsızlık ifade edildikten sonra demokratikleşme vaat ediliyor. Bunların ardından devlet tecrübesine sahip icraat odaklı bir ekip olduklarının altı çizilerek sermayeye “normalleşeceğiz” “işimize bakacağız” “bizi tanıyorsunuz” mesajı veriliyor. Dış politikanın aşırılıkları eleştiri konusu yapılırken, Suriye Devleti ile işbirliğinin, Kürt ve Alevi başlıklarında liberal bir uzlaşının kapısı aralanıyor. Açıklamada “Erdoğan tipi” başkanlık eleştirilirken, denge unsurları kuvvetlendirilmiş bir başkanlık sistemiyle yola devam edileceğinin vurgulandığı görülüyor.

Ayrıca Yeni Parti 27. Şubat 2019 tarihinde yayınladığı twetler de aynen şunları dile getiriyor.  ''Eleştirerek değil, güzel ülkemiz ve aziz milletimiz için vizyonumuzu ve bu vizyonu nasıl gerçekleştireceğimizi anlatarak halkımıza ulaşacağız. Şahıslara değil, doğru ve yanlışlara odaklanacağız. Derdimiz kişilerle laf yarıştırmak veya polemik yapmak değil, yanlışları düzeltmek ve doğruları daha iyiye götürmek olacak.

Geçmişi eleştirerek değil, geleceği tasavvur ederek ve geleceğe ilişkin somut, ölçülebilir hedefler koyarak siyaset yapacağız. Korkutarak değil, ümit vererek ve sevdirerek; ayrıştırarak değil, bütünleştirerek Aziz Milletimize ulaşacağız. Türk siyasi hayatına yepyeni bir anlayış, taze umutlar ve heyecan getireceğiz. Az kaldı… Bütün bunlara özlem duymuyor musunuz?

Temelinde ihlas, samimiyet ve iyi niyet olan her girişimin sonuca ulaşacağına inanıyoruz. Düşüncesinde olan yenibirparti.com” sitesinin verilerine göre kurulmak istenen yeni partini adı UMUT PARTİSİ  olacak.[5] Bu bağlamda ‘Umut Partisi' adıyla Türk Patent ve Marka Kurumu’na patent ve marka başvurusu 06 Şubat 2019 tarihinde yapılmış.


Gayret bizden, destek Milletimizden, muvaffakiyet Allah’tan…

 

’’Hak şerleri hayr eyler
Zan etme ki ğayr eyler
Ârif ânı seyr eyler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler…’’

 

 

 

 

 

 

[1] Irak’ta resmi adı ‘Kürdistan Bölge Yönetimi’ olan idari yapı için, yakın zamana kadar ‘Kuzey Irak’taki oluşum’ gibi garip bir terminoloji kullanılıyordu. Başbakan Erdoğan bu tabuyu bu konuşmasıyla aslında tekrar kırdı.

[2] ‘Kürdistan’ terimi ilk kez, son Büyük Selçuklu Sultanı Sancar Bey’in (ö. 1157) merkezi bugünkü İran’ın Hemedan kentine yakın Bahar kenti olan ‘Kürdistan Eyaleti’ için kullanılmıştı.

[3] ^ Şemseddin Sami, "Kürdistan" Maddesi, Kamusu'l-Alam, 5.cilt, İstanbul, 1896, s.3840'den sadeleştirerek transkripsiyonunu yapan: M. Emin Bozarslan, Serbestî Dergisi, sayı 1, İstanbul, Kasım 1998, s.43-46 Orijinal transkripsiyondan örnek: "Bu itibarla, Memalik-i Osmaniye'de, Musul vilayetinin kısm-ı azamı, yani Dicle’nin solunda bulunan yerleri ve Van ve Bitlis vilayetleriyle Diyarbekir ve Mamuretulaziz vilayetlerinin birer parçası ve Dersim sancağı Kürdistan’dan ma'dud olduğu gibi, İran’da dahi Kürdistan namıyla marûf eyaletle Azerbaycan eyaletinin nısfı, yani cenub-i garbi kısmı Kürdistan’dır." (Şemseddin Sami, "Kürdistan" Maddesi, Kamusu'l-Alam, 5.cilt, İstanbul, 1896, s.3840)

 

[4] ^ http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ayse-hur/turklerin-ve-kurtlerin-kurdistani-1162515/

[5] Fatih Altaylı, "Bilmece bildirmece, tweetler silinmece" başlıklı yazısında 'http://yenibirparti.org ' adlı sitenin beraberinde getirdiği tartışmaları değerlendirmiş ve partinin ‘Umut Partisi' adıyla Türk Patent ve Marka Kurumu’na patent ve marka başvurusu yapıldığını dile getirdi.

 

Empfehlen Sie diese Seite auf: