Europäisches Institut für Menschenrechte - Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -
       Europäisches Institut für Menschenrechte- Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -

Avukat, Vakıflar ve Fahri konsoloslar ajan olursa?

 

Avukat, Vakıflar ve Fahri konsoloslar ajan olursa?

Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

Almanya’nın, iltica başvurusu yapan şüphelileri hakkında ‘adli ve istihbar-î yardımlaşma’ anlaşmalarına dayanarak Ankara’dan bilgi istemek yerine, Türkiye’de yasadışı kişisel veri topladığı ortaya çıktı. Akşam’ın ulaştığı güvenlik kaynakları, olayın ‘nüfus casusluğu’ boyutunda değerlendirildiğini belirttiler. Eğer bu değerlendirmeler ve iddialar gerçekse Alman hükümeti, iltica talebinde bulunanların kim olduklarını, Türkiye’ye bildirmemek adına, ikili anlaşmalara, diplomatik yollara, ulusal ve uluslararası yasalara aykırı biçimde Türkiye'de nüfus casusluğu yapmıştır. Anlaşılan ve Kaydedilen o ki, BND’nin kontrolünde Türkiye’de etki ajanı bulan-yetiştiren, sevk ve idare eden "Humboldt Vakfı", "Konrad Adenauer Vakfı", "Heinrich Böll Vakfı" gibi vakıfların yanı sıra, hukukçu, gazeteci, araştırmacı, arkeolog, sosyolog, iş adamı, çevreci, fahri konsolos vb. kimliğinde -yüzlerce değil- binlerce BND ajanı Türkiye’de, Türkiye aleyhine faaliyet yürütmektedir.

Ayrıca o zanlı Avukat, Türkiye’de soruşturma veya yargı aşamasındaki terör şüphelileriyle irtibat kurunca yakalanmış. Eğer Türkiye'de Avukatlık yapan bir kişi Almanya'ya iltica etmiş olan kişilerin iltica sebeplerinin gerçek olup olmaması nedeniyle veya herhangi başka bir sebepten dolayı Türkiye'de bilgi toplayıp bu bilgileri Alman makamlarına satmışsa, bu bilgileri Alman Büyükelçiliğine raporlamışsa, yaptığı iş Avukatlık değil, yaptığı iş danışmanlık değil, yaptığı iş Türk Ceza Kanununun 326-339 maddelerine göre suçtur, çünkü Casusluk, bilginin sahibinin izni olmaksızın gizli veya gizli olarak kabul edilen bilgilerin edinilmesidir. Casusluk, bir hükümet veya şirketin hizmetinde olan ya da bağımsız olarak faaliyet gösteren bir kişi ya da bir casus ağı (iş birliği yapan bir casus grubu) tarafından gerçekleştirilmektedir. Tanım gereği istenmeyen ve birçok durumda yasadışı ve kanun tarafından cezalandırılacağı için uygulama doğal olarak gizlidir. Casusluk, istihbarat toplamanın bir alt kümesidir ve casusluk ve kamu kaynaklı bilgi toplamayı içermektedir.

Spiegel, Almanya'nın Ankara Büyükelçiliği için çalışan Türk bir avukatın casusluk şüphesiyle Eylül ayında gözaltına alınmasından bu yana Alman hükümetinin avukatın serbest bırakılması için çaba gösterdiğini duyurdu. Haberde, avukatın görevinin Almanya’da iltica başvurusunda bulunan Türk vatandaşları hakkında bilgi toplamak olduğu belirtildi. Alman hükümetinin, avukatın tutuklanmasıyla birlikte hassas verilerin Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT)eline geçmesinden kaygı duyduğu kaydedildi.

Haberde, tutuklanan avukatın, iltica başvurusunda bulunanlar hakkında Türkiye’de dava açılıp açılmadığı veya Türkiye’ye dönmesi hâlinde hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya olup olmadığı gibi konularda polis, savcılık gibi kurumlardan bilgi topladığı ifade edildi. Bu bilgilerin Almanya Dışişleri Bakanlığı üzerinden iltica konusunda karar verecek olan Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’ne aktarıldığı belirtildi. Spiegel haberinde, Alman hükümetinin, iltica başvurusunda bulunmuş olan yaklaşık 50 Türk hakkındaki bilgi ve dosyaların bu tutuklanmayla MİT’in eline geçmesinden endişe duyduğunu yazdı. İltica başvurusu yapanlar arasında bazı tanınmış Kürtler ile Gülen yapılanması mensuplarının bulunduğu ve Türk hükümetinin bu kişilere baskı ve tehdit uygulamasından kaygı duyulduğu belirtildi.

Haberde, haklarındaki bilgilerin MİT’in eline geçmiş olabileceği konusunda bu kişilerin çoğunun Alman güvenlik birimleri tarafından uyarıldığı bilgisine de yer verildi. Habere göre, Alman hükümet çevrelerinde olay “aşırı hassas” olarak nitelendirildi. Almanya Dışişleri Bakanlığı da avukatın tutuklanmasını kınayarak “anlaşılamaz” olarak değerlendirdi. Spiegel’in konuyla ilgili sorusuna yanıt veren bakanlık, avukatın yasalara uygun bir şekilde çalışarak açık bir şekilde bilgi topladığını ifade etti. Almanya Dışişleri Bakanlığının bu konudaki açıklamaları pek inandırıcı değil.

Avukat, yargı önünde; gerçek ya da tüzel kişilerin haklarını savunan, hukuk ve yasa işlerinde yol gösterici nitelik taşıyan kişiye verilen mesleki unvandır. Avukat kelimesi Latince kökenli olup, tanık olarak mahkemeye çağrılan kimse, savunucu anlamlarına gelmektedir. Avukatlık mesleği, hukuk öğrenimi görmüş, avukatlık stajını tamamlamış ve yasaların gerektirdiği koşulları taşıyan kimseler tarafından icra edilir. Türkiye'de Avukatlık yapan bir Avukat Almanya'ya iltica etmiş olan kişilerin iltica sebeplerinin gerçek olup olmaması nedeniyle Türkiye'de bilgi toplayıp bu bilgileri Alman makamlarına satmışsa veya raporlamışsa, yaptığı iş Avukatlık değil, TCK ‘nun 326-339 maddelerine göre suçtur.

Uluslararası casusluk suçuna teşebbüs mümkündür. Failin suça konu bilgileri temin etme sürecinde yakalanması durumunda ilgili suça teşebbüsten söz edilebilir. Uluslararası casusluk suçunda fikri içtima ve bileşik suç söz konusu değildir. Buna karşın zincirleme suç meydana gelebilir. Bahse konu suçun iştirak halinde işlenmesi mümkündür.

Uluslararası casusluk suçu genel kast ile işlenemez. Failin suça konu eylemi yabancı devlet lehine siyasal ve askeri casusluk maksadıyla gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu sebeple uluslararası casusluk suçunun gerçekleşebilmesi için özel kast aranmaktadır. Yargılamayı yapan mahkeme, gerek dosyadaki verileri dikkate alarak bir değerlendirme yapacaktır. Herkes bağımsız Türk yargısının işleyişine saygı göstersin.  

Ayrıca Türk Devleti, etki ajanı yetiştiren ya da yönlendiren özellikle Almanya- vakıflarının ve Fahri Konsoloslarının Türkiye’deki tüm faaliyetlerini süresiz durdurmalıdır.  Uluslararası ilişkilerde geçerli en önemli ilkelerden biri çıkarların karşılıklı gözetilmesi ilkesidir. Türk Dış politikasında bu ilkeye gereken özeni gösterilmeli, misilleme politikası uygulamalıdır.

 

 

 

 

 

 

Empfehlen Sie diese Seite auf: