Europäisches Institut für Menschenrechte - Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -
   Europäisches Institut für Menschenrechte- Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı bağlamında kimse halkımızı yanıltmasın.

Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı bağlamında kimse halkımızı yanıltmasın.

Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

Yerel yönetimlerin yetkilerinin genişletilmesi, rahmetli Turgut Özal döneminden beri Türkiye'nin gündeminde olmuştur. Bu bağlamda şu hususun altınıda çizmeliyiz. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, Türkiye’de anayasa tartışmaları, yerel demokrasi ve özerklik konuları tartışıldığı bir ortamda gündeme geldi. 24 Haziran 2018 de yapılacak olan genel seçimler öncesi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Hakkâri deki konuşması sırasında, Türkiye'nin, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartını imzalamasına rağmen birçok maddeye koyduğu çekinceleri kaldıracağız ifadesi ile yeniden tartışma konusu oldu.

 

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın ana konusu yerel yönetimleri güçlendirmek olmasına rağmen dikkatle incelendiğinde her şekilde yorumlanacak ve esnetilecek muğlak ifadelerle Şartın dolu olduğuda görülecektir. Dolayısıyla Türkiye’nin Ex Cumhurbaşkanı Dr. Abdullah Gül, ''özerklik söylemlerinin Türkiye gerçeği ile bağdaşmadığını ileri sürerek, 'Avrupa Yerel Yönetim Şartı'na şerh koymuştuk, fiilen uygulamıyoruz. Yerel yönetimlere daha çok çeşitli yetkiler verme açısından bunların ötesine gitmek doğru değildir. İki ayrı millet, iki ayrı yapı var gibi göstermek herkese zarardır. Memleketin her tarafı hepimizin, herkesin eşit hakkı vardır. Bu anlayış içinde olmamız gerekir'' mealli çeşitli açıklamalar bir ara yaptı, çünkü kendileri Türkiye’deki Kürt gerçekliliğini görmemezlikten geldi. Bu düşüncesinde Dr. Gül yanılıyor. Bu bağlamda şu hususun altını çizmeliyim. Aslında Türkiye’nin hem küreselleşme ve hem de AB üyelik hedefi pek çok konuda olduğu gibi yerel yönetimler konusunda da ülkede detaylı bir reform yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur. Dolayısıyla Avrupa Konseyi tarafından 15.10.1985 tarihinde imzaya açılan ve 1988 tarihinde yürürlüğe giren Yerel Yönetimler Özerklik Şartı şu an itibariyle Konseye üye olan Türkiye tarafından da imzalanmış ve onaylanmış bulunmaktadır.

 

Türkiye Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartını 21.11. 1988 tarihinde imzaladı ve 9.12.1992 tarihinde TBMM tarafından kanunla uygun bulunmasından sonra söz konusu Şartın 15. maddesi gereğince Türkiye açısından bu Şart 1.4. 1993 tarihinde yürürlüğe girdi. Türkiye’de yapılan son düzenlemelerle, özellikle yerel yönetim reformu altında  belediyelere yönelik 5393, 5216, 5302 sayılı Kanunlarla yerel yönetimler yasasında birçok değişiklik yerine getirildi.

 

Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği bu çekincelerin kaldırılması ve şartın uygulanması için Türkiye'ye uzun zamandır çağrıda bulunmaktadır. Bu sorunun çözümü için 2023 yılına kadar Büyük Şehir Belediyeleri birleştirilecek kanaatindeyim.

 

Zaten bu nedenle olmuş olacak ki 5393 sayılı yeni Belediye Kanunu ile Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartının Türkiye’de “hukuka uygunluk denetimi” kanun metnine taşınmıştır. Dolayısıyla 2023’e kadar Bölge Belediye Başkanlıkları kurulacak, bir nevi Federalizm olacak. Kürt sorunun çözümü için acaba bu yeterlimi diye sorabilirsiniz.  Federalizm kötü durumun iyisidir, diye kabullenebiliriz.

 

İnanıyorum ki:

Türkiye 24 Haziran 2018 seçimlerinden sonra  Avrupa  Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na aşağıda sıraladığım maddeler nedeniyle

* Madde 4, fıkra 6: Planlama ve karar alma süreçlerinin danışılması. 
* Madde 6, fıkra 1: Yerel makamların iç örgütlenmelerini kararlaştırabilmeleri. 
* Madde 7, fıkra 3: Yerel kişilerin görev suçlarının belirlenmesi. 
* Madde 9, fıkra 4: Yerel makamlara sağlanan kaynaklara müdahale imkânı. 
* Madde 9, fıkra 6: Kaynak tahsislerinin yerel yönetimlere danışılması. 
* Madde 9, fıkra 7: Hibeler konusunda kendi politikalarına ilişkin takdir hakkı. 
* Madde 10, fıkra 2: Uluslararası birliklere katılma hakkı. 
* Madde 10, fıkra 3: Başka devletlerin yerel makamlarıyla iş birliği. 
* Madde 11: Özerk yönetimin yargı yoluna başvurması. 
koyduğu bazı çekinceler tümden ortadan kaldıracaktır, kannatindeyim. 
Bu bağlamda umut ediyorum ki Büyük Şehir Belediyeleri birleştirilerek Dokuz yeni Bölge Belediye Başkanlığı kurulacak ve bu süreç çerçevesinde hukuki ve idari düzenlemeler Türkiye’de yapılacaktır.

 

 

Empfehlen Sie diese Seite auf: