Europäisches Institut für Menschenrechte - Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -
   Europäisches Institut für Menschenrechte- Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu -

Türkçe Makaleler

 

Türkiye-AB Zirvesi için Bulgaristan'da bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye-AB ilişkilerinde zorlu bir dönemi geride bırakmış olmayı umuyoruz." dedi.

Türkiye-AB Zirvesi'ne katılmak üzere Bulgaristan'ın Varna şehrine bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile bir araya geldi.

Liderler, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

- Türkiye-AB ilişkilerinde zorlu bir dönemi geride bırakmış olmayı umuyoruz.

- Sene 2018 olmasına rağmen Türkiye'nin hala AB üyeliği konusunda bir gelişme yaşanmamıştır. Bu konuda değerlendirmelerde bulunduk.

- Şu an itibariyle sadece Suriye'den 3,5 milyon göçmen ülkemizde, buna Irak'ı da dahl ettiğimiz zaman bu rakam 4 milyona ulaşıyor.

- AB'nin Türkiye'ye evrdiği taahhütleri yerine getirerek ilk ödemenin devamında, ikinci taksid olan diğer 3 milyon euronun da ulaştırılması için de görüşmeleri gerçekleştirdik.

- AB, vize serbestisi konusunda çalışma kağıdımız Şubat ayı başında AB Komisyonu'na sunulmuştu. AB tarafına çalışmalarının bir an önce tamamlanması gerektiğini de söyledik. AB, bu noktada adımını bir an önce atarsa o da bizi rahatlatacaktır. Bu siyasi bir mesele haline getirilmemeli, vatandaşlarımızın AB'ye olan güvenini sarsacak bir hal almamalıdır.

- Her iki tarafın yararına çalışmalarda hızlı davranılmalıdır.

- Teröre karşı operasyonlarımız, sadece kendimizin ve Suriyelilerin güvenliğine değil, Avrupa'nın da güvenliğine katkı sağlamaktır. Biz, artık terörle mücadele gibi hassas konularda afaki ve haksız eleştiriler değil, güçlü destek bekliyoruz. Teröre karşı mücadelemiz, tehditler sona erdiğinde sona erecektir.

- Türkiye, insan haklarına saygılı demokratik bir ülkedir.

- Küresel bir güç olma iddiasındaki Avrupa'nın, Türkiye'yi genişleme politikalarının dışına itmesi vahim bir hata olacaktır.

- Geçmişte yapılan hataların esiri AB'nin adil bir tutum takınmadığı müddetçe Kıbrıs meselesinin çözümünde herhangi bir katkısı malesef olamayacaktır.

- AB'ye hakkaniyet esasına göre hareket etme çağrısında bulunuyoruz. Kıbrıs meselesinde, adanın etrafındaki doğal kaynakların kararında, Kıbrıs Türklerinin de fikirlerinin alınması gerekliliğini bildiriyoruz.

- AB ile aramızdaki güvenin yeniden tesisinin ilk adımını bugün burada hep beraber atmış olduğumuzu umuyorum. Ancak, bu adımı attık demek yeterli değil, somut olarak atmak gerekiyor.

- AB liderlerine sesleniyorum, bölgede istikrar ve refah için birlikte çalışalım, gelin Suriye, Filistin, Kudüs, Rohingya, Afrika gibi devletler için birlikte çalılşalım. Gelin güçlü, müreffeh Avrupa'yı birlikte inşa edelim.

 

Erdoğan'dan Türkiye-AB zirvesi sonrası açıklama: Vize serbestisi için AB bir an önce adım atmalı

 

Varna'daki Türkiye-AB zirvesi sonrası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Konseyi Başkanı Jean-Claude Juncker ve Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ortak açıklama yapıyor.

Tusk'ın açıklamalarından satır başları:

  • Geleceğe yönelik parametreleri belirleme şansına sahip oldu.
  • Türkiye'nin mülteciler konusundaki çalışmaları dolayısıyla kendilerini takdir ettiğimizi belirtmek istiyoruz.
  • Türkiye'nin darbe girişimi sırasındaki olaylardan büyük zarar gördüğünü biliyoruz.
  • Türkiye ve üye ülkeler arasındaki iyi ilişkiler de önemli bir husustur ve Türkiye'nin üyelik sürecinin önemli bir kısmıdır. Hala bazı endişeler var. Ege denizindeki eylemler konusunda, Kıbrıs konusunda ve bazı AB vatandaşlarının tutuklanması konusunda…
  • Kıbrıs kendi kaynaklarını araştırma hakkına sahiptir.
  • Türkiye'nin Afrin'deki harekatıyla ilgili çekincelerimizi ilettik. Türkiye'nin bu hareketlerini iyi yönlendirmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

  • Türkiye AB ilişkilerinde zorlu bir dönemi geride bırakmayı umuyoruz.
  • AB ile önceki görüşmelerimizde ortak meselelerimizin çözümüne ilişkin karşılıklı taahhütlerde bulunmuştuk.
  • Türkiye'nin başta düzensiz göç olmak üzere sorumluluklarını fazlasıyla yerine getirdiğini söylemek gerekir. 3 milyar avroluk taahhüdün 1 milyar 800 milyon avroluk kısmı iletilmiştir. 
  • Ülkemizdeki Suriyeliler için bu adım çok daha rahatlatıcı olacaktır.
  • İnsani krizlerde bürokratik hantallığa tahammül yoktur. Ülkenizin üzerinde düşeni yaptığı bir diğer konuysa, vize serbestisidir. AB bu noktada adımını bir an önce atarsa bizi rahatlatacaktır. Bu, siyasi bir mesele haline getirilmemelidir. Gümrük birliğinin güncellenmesi çalışmasına başlanması konusundaki beklentimizi de dile getirdik.
  • AB adil bir tutum takınmadığı sürece Kıbrıs meselesinin çözümünde katkısı olamayacaktır. Adanın etrafındaki doğal kaynaklara dair karar alma mekanizmalara Kıbrıslı Türklerin dahil edilmesi, uluslararası hukukun gereğidir. AB'yi kıbrıs konusunda hakkaniyetli olmaya çağırıyoruz.
  • Varna'dan AB ülkelerine seslenmek istiyorum; Gelin, ortak coğrafyamız olan Balkanlar'da istikrar ve refahın sağlanması yönünde birlikte çalışalım. Gelin, Suriye, Irak, Filistin, Kudüs, Yemen, Rohingya, Afrika gibi uluslararası konularda işbirliğimizi derinleştirelim. Gelin, güçlü, müreffeh ve istikrar abidesi Avrupa'yı hep birlikte inşa edelim

Juncker'in açıklamalarından satır başları:

  • Bizi birleştiren hususlara değinmeliyiz. Aslında ortak çıkarlara ve ortak zorluklara sahibiz ve bunlara birlikte cevap bulmalıyız. Güvenlik konularıyla ilgili olarak jeostratejik çıkarlara sahibiz.
  • Türkiye ile tam üyelik müzakereleri devam edecek. Bunun garantisini verebilirim.
  • 15 Temmuz darbe girişimi kabul edilemezdir.

 

 

 

Empfehlen Sie diese Seite auf: